+90 312 425 17 51 +90 532 717 63 96 info@cagdassanatmerkezi.com

Dersler

Bale Kursumuz


     Derslerimizde balenin temel adımları ve hareketleri disiplin-eğlence dengesi gözetilerek öğretilmektedir. Bale kursumuzda eğitim alan çocuklarda koordinasyon, ritim duygusu, esneklik ve müzikal farkındalık yükselir, daha disiplinli ve sorumluluk sahibi bireyler olurlar. Ayrıca bu yaşlarda alınan bale kursundaki eğitim, çocuklarımızın ömür boyu sahip olacağı estetik bir beden duruşuna sahip olmaları açısından da önemlidir.

     Yetişkinler için de bale okulumuzda kurslarımız mevcuttur.

     Ankara / Kızılay' daki bale kursumuzdaki çalışmalarımız haftada 1 gün 1 buçuk saattir.

 

BALENİN TARİHÇESİ

Balenin tarihi, eski uygarlıkların dinsel inançlarına ve ayinlerine dayanmaktadır. Doğa olayları karşısında ruhlarında ortaya çıkan tepkileri tek veya topluca yaptıkları uyumlu el, ayak vb. vücut hareketleriyle belli etmeye çalışan İlkçağın insanı; bu olaylardan kendilerine zarar verenlere karşı öfke, kızgınlık, hiddet, iyilik getirenlerine karşı minnet, sevgi, şükran duygularını değişik hareketler eşliğinde yaptıkları ilkel danslarla gösterirlerdi.

Zamanın ilerlemesi ve uygarlıkların gelişmesiyle birlikte kutsal sayılan bu danslar tapınaklarda yapılmaya başlandı. Eski çağ insanı dans sanatını milattan sonra II-III. yüzyıllarda, kutsal kabul edilmekten vazgeçti ve o tarihten itibaren kutsallığın simgesi olan tapınaklarda bu danslar yapılmaz oldu. Tapınakların dışında icra edilmeye başlanan dans sanatı insanların bu sanatı seyretmekten zevk alması ve eğlenmesi üzerine üç yönde gelişmeye başladı. Bu gelişmeler:
-Halk çalgıları eşliğinde, halkın gelenek, görenek, adet, düşünce ve inançlarını belirten halk dansları,
-Halktan daha ayrıcalıklı kabul edilen üst sınıfın seyrettiği ve eğlendiği toplu eğlence dansları,
– Yalnız görsel zevk için bu dansı güzel yapabilen belirli sanatçılarla icra edilen(yapılan) gösteri dansları alanlarında oldu.

Bu danslarda belli bir konunun işlenmesine dayanan ilk örnekler eski Yunan ve Roma saraylarına dayanmaktadır. Ortaçağda soylu olarak kabul edilerek ayrıcalıklara sahip olan soylular sınıfının çok sevdiği bir gösteri türü olarak devam eden bu dans, saray dans gösterisi anlamına gelen İtalyanca balletto kelimesi ile açıklanmaya başlandı. Rönesansta müzisyenler adımlarının müzik ile uyumlu olması için bu sanat dalı üzerinde çalışmaya başladılar. Fransada 1581 yılında iki soylu gencin nişan törenlerinde yapılan bir bale gösterisi, ilk bale eserlerinden biri olarak kabul edildi. Fransada 1636 yılında ilk tiyatro binası kuruldu ve saray bale gösterilerinin özel tiyatro binalarında yapılması çok kısa bir zaman içinde ülkede yaygınlaşmaya başladı.

İlk bale parçaları eski Yunan ve Roma efsanelerini işlerken, Romantik Çağda halk geleneklerine de bu dansta yer verilmeye başlandı. Başlangıçta ağır giysilerle sahneye çıkan bale oyuncuları XIX. Yüzyılda daha hafif ve rahat giysilerle dans etmenin kolaylığını fark edince, danslarında daha hafif ve rahat kıyafetler giymeye başladılar ve bu giyim tarzı balenin simgesi durumuna geldi.
Fransa ve İtalya’da başlayan bale sanatı daha sonraları başka ülkelere yayılmaya başladı ve en büyük gelişmeyi de Rusya’da gösterdi. Önceleri serflerden seçilen dansçılar saraya alındılar.

Büyük Katerina döneminde başlatılan bu uygulama, imparatorluk döneminde bale topluluğunun kurulmasıyla daha da büyük bir gelişme gösterdi. Dans eden toprak kölelerine özgürlükleri verilmeye başlandı. Bu bale türü daha sonraları Fransa’da Marius Petipa(1822-1910), İsveç’te Christian Johann sen(1817-1903), İtalya’da ise Enrico Cecchetti(1850-1928) tarafından ileri derecelerde geliştirildi. Ama Avrupa’da balenin temelini Serge Diaghilev(1872-1929) isimli büyük Rus bale sanatçısı attı. İlk çağ bale topluluğunu Diaghilev kurdu ve pek çok bale sanatçısı yetiştirdi.

Müzikte çağdaş bale için geniş bir repertuar doğması üzerine elde bulunan bale süitleri yetersiz kalınca, büyük bale yöneticileri bazı ünlü bestecilerin çeşitli eserlerini bale gösterilerinde kullanmaya başladılar. Bunun üzerine pek çok ünlü besteci Stravinsky, Rimsky-Korsakov, Çaykovsky, Debussy bale müziği bestelemeye başladılar.

Balenin diğer sahne danslarından çok ayrı bir tekniği vardır. Yalnızca el ve ayaklar değil, tüm kasların, bütün vücudun bale hareketlerine uyumlaştırılması ve çok esnek olunması gerekmektedir. Bunun için bale eğitimine çok küçük yaşlarda henüz kemikler ve kaslar tam sertleşmemişken başlanılması gerekmektedir. Büyük yaşlarda bale sanatına başlanılması vücudun bale için gerekli olan esnekliğe kavuşturulmasında sorunlar çıkartmakta ve bale için gereken kemik ve kas esnekliği sağlanamamaktadır.
Bale ilk başta Rusya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde gelişmiş ve gelişmeye de devam etmektedir. Günümüzde bale kendi başına çok sevilen bir sanat dalı olmuştur. Bugün Dünyanın en ünlü bale toplulukları olarak; Moskova Bolşoy Balesi, Küba Devlet Balesi, İskoç Bale Topluluğu, Londra Sadlers Welles, Paris Opera Balesi, New York Şehir Balesi, Danimarka Kraliyet Balesi, İsveç Kraliyet Balesi ve Monte-Carlo Balesi sayılabilmektedir.

Balenin Çeşitleri

En çok öğrenilen danslar arasında olan bale, kendine özgü teknikleri, geleneksel yöntemleriyle gerçekleştirilen bir dans türüdür. Müziğin, dekorun ve hareketlerin bu kadar uyumlu olması bale dansının en güçlü yanlarındandır.

Tüm dünyada fenomene dönüşen ve dans türleri içerisinde en asili olarak değerlendirilen bale, zaman içerisinde farklılık kazanmıştır ve çeşitlere ayrılmıştır. Modernden klasiğe, Fransız tekniğinden Rus tekniğine kadar farklı bale çeşitleri, müzikleri ve stilleri vardır. Bunlardan en önemlileri:

Klasik Bale

Bale, 15. yüzyılda İtalya’da doğmuş ve soyluların eğlence aracı olarak kabul edilmiştir. Bale çeşitleri arasında en önemlisidir. Kraliyete ait bir dans türü olarak kabul edilen bale, giysileri, dans edenlerin soylu kökenli olması, koreografilerdeki asalet bu görüşü açıklamak için yeterlidir.

Bale çeşitleri arasında yer alan klasik bale ayrıca akademi ilkelerine sahipti ve Fransa Kralı XIV. Louis’in Kraliyet Dans Akademisi’ni açmasıyla yaygınlaştı. Dans pozisyonları ve duruşlar belirlendi, adımlar uzman eğitmenler tarafından kodlanarak  “uluslararası bale terminolojisi” oluşturuldu. Dünyaya yayılan klasik bale, sanat okullarında okutuldu ve tiyatrolarda sahnelendi. Bale eserleri yazılarak klasik balenin gelişmesi sağlandı. Bale teknikleri Klasik bale üzerine temellenirken dansın nasıl yapıldığı usta dansçılar tarafından nesillere aktarıldı.

Modern Bale

Bale çeşitleri arasında yer alan modern bale için klasik baleye karşı olarak ortaya çıkan modern dansın kökenidir diyebiliriz. Modern balede amaç duygusal ya da düşünsel düzeyde iletişim kurmaktır. Estetik ise bu amaca ulaşmak için gidilen yolda kullanılan bir araçtır.

Modern bale daha çok beğenilmek için değil anlaşılmak için yapılmıştır. Klasik tarzın yerleşik kurallarından uzaklaşmış ve her dansçının kendine özgü bir koreografi yaratması gerektiği düşünülmüştür. Bale teknikleri rahat bir hal almıştır. Bu sebeple modern tarzda doğaçlamalar ve özgün tavırlar kendini gösterir. Hatta müzik, dekor ve kostüm gibi seçeneklerde de özgür kararlar verirler. Hikâye anlatmak ve izleyicilere duyguları hissettirmek esastır.

Rus Balesi

Rusya şüphesiz ki balenin en çok geliştirildiği ülkedir. Balenin büyük bir sanat olması ve tüm dünyada yayılması bale çeşitleri içinde Rus balesi sayesinde olmuştur. St. Petersburg Tiyatrosu bale geleneklerine bağlı kalmış ve dünyanın sayılı okulları arasına girmiştir. 18.yüzyılda başlayan Rus balesi kendine has bir ekol geliştirerek şöhrete kavuşmuştur. Puşkin’in eserleri baleye uyarlanmış, dünyaca ünlü bale eserleri Rusya’dan çıkmıştır.

300 yılda Rusya’da klasik bale adına büyük bir kültür oluşmuştur. St. Petersburg veya Moskova’da meşhur balerinlerin sahne almış olduğu Bolşoy Tiyatro ve Mariinsky Tiyatrosu hala ayaktadır. Balenin tarihçesi Rusların sayesinde dolu doludur.

Türkiye’de Bale

Balenin tarihi her ülkede aynı hızda ve verimlilikte gelişmemiştir. Türkiye’de bale, diğer batı ülkelerine oranla daha az gelişmiştir. Bunun nedeni balenin ülkemize 1900’lü yıllarda gelmiş olmasıdır.1935′lerde İstanbul’daki Beyoğlu ve Eminönü halkevlerinde bazı denemeler gerçekleşmiş olsa da amatör düzeyde kalan bale, 1947 yılında İngiliz Kraliyet Balesi’nin kurucusu Dame Ninette de Valois’in Türkiye’ye çağrılmasıyla ve okul açılmasıyla gelişmeye başlamıştır. İlk mezunlarını da 1957 yılında vermiştir.

İlk Türk bale okulu ise 6 Ocak 1948 yılında açılmıştır. Bu okula 11 erkek öğrenci, 18 kız öğrenci kabul edilmiştir. Ankara’ya taşınan okul ilerleyen yıllarda Devlet Konservatuarı’nın bir bölümü olmuştur ve 1957 senesinde ilk mezunlarını vermiştir. Günümüze gelene kadar Türkiye bale tarihi, bale dansçıları ile gelişmiş ve dünyaca ünlü sahnelerde boy gösteren balet ve balerinler yetiştirmiştir.

Bale çeşitleri modern dansların da etkisiyle gelişerek farklılaşmaya devam ederken, dünyanın en köklü dansı olarak gücünü sürdürmektedir.

 

 

Ankara / Kızılay' da yer alan Bale Kursu Hakkında
Detaylı Bilgi İçin Bizimle İletişime Geçiniz.